Ana içeriğe atla
Ana Sayfa
18.06.2026

Gençlerin Gözünden Müzakere Süreci: Gençler Barışa İnanıyor, Sürece Kaygıyla Bakıyor

<< TÜM HABERLER

Gençlik Örgütleri Forumu ve Hakikat Adalet Hafıza Merkezi (Hafıza Merkezi) olarak hazırladığımız “Gençlerin Gözünden Müzakere Süreci: Duygular, Deneyimler ve Beklentiler” raporu, gençlerin Türkiye’de devam eden müzakere sürecine yalnızca destek ya da karşıtlık üzerinden bakmadığını ortaya koyuyor. Rapora göre gençlerin yüzde 70,7’si toplumsal barışın sağlandığı bir Türkiye’nin mümkün olduğuna inanırken, yüzde 52,2’si süreç hakkında kaygı veya şüphe duyuyor.

Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezi’nin (TEAM) ürettiği saha verisine dayanan rapor, 4-12 Aralık 2025 tarihleri arasında Türkiye’nin 47 ilinde ve 255 ilçesinde yaşayan 18-35 yaş arası 1741 gençle yapılan telefon görüşmelerinden elde edilen bulguları içeriyor. Rapor, gençlerin müzakere sürecine yaklaşımını destek, kaygı, umut, aidiyet, gündelik deneyimler, demokratikleşme beklentisi ve toplumsal barış tahayyülü üzerinden ele alıyor.

Destek ikiye bölünüyor, kaygı ortaklaşıyor

Araştırmaya göre gençlerin yüzde 50,7’si müzakere sürecini desteklediğini, yüzde 49,3’ü ise desteklemediğini söylüyor. Ancak bu tablo gençlerin sürece bakışını tek başına açıklamıyor. Süreci destekleyen gençlerin yüzde 47,1’i aynı zamanda kaygı duyduğunu ifade ediyor. Bu bulgu, desteğin her zaman güven hissiyle birlikte ilerlemediğini gösteriyor.

Rapor, gençlerin süreci yalnızca destek ya da karşıtlık üzerinden değerlendirmediğini, sürece dair umut, kaygı, şüphe ve mesafe duygularının aynı anda var olabildiğini gösteriyor. Süreci destekleyen gençlerin bir bölümü sürecin gidişatından memnun olmadığını belirtirken süreci desteklemeyen gençlerin önemli bir bölümü de toplumsal barışın mümkün olduğuna inanıyor.

Gençlerin sürece dahil edilmediğini düşünüyor

Rapor, gençlerin süreci adıyla bildiğini ancak işleyişini aynı ölçüde takip etmediğini ortaya koyuyor. Gençlerin yüzde 60,9’u müzakere sürecinden haberdar olduğunu belirtirken TBMM bünyesinde kurulan komisyondan haberdar olanların oranı yüzde 32,4’e, komisyon toplantılarını takip edenlerin oranı ise yüzde 19,8’e düşüyor. Gençlerin özel olarak dinlendiği toplantıdan haberdar olanların oranı yüzde 12,2’de kalıyor.

Gençlerin sürece dahil edilme algısı da bu mesafeyi görünür kılıyor. Gençlerin yalnızca yüzde 35,8’i müzakere sürecine gençlerin dahil edildiğini düşünüyor. Rapora göre gençlerin sürece katılımının önündeki temel engeller arasında siyasetçilerin gençleri dinlememesi ile korku, damgalanma veya yanlış anlaşılma endişesi öne çıkıyor.

Barış beklentisi adalet, eşitlik ve özgürlüklerle birlikte şekilleniyor

Araştırma, gençlerin toplumsal barış fikrine güçlü biçimde açık olduğunu gösteriyor. Gençlerin yüzde 70,7’si toplumsal barışın sağlandığı bir Türkiye’nin mümkün olduğuna inanıyor. Ancak rapora göre gençlerin barış beklentisi, yalnızca sürecin sonucuna ilişkin bir umut olarak şekillenmiyor. Bu beklenti, gençlerin gündelik hayatta yaşadığı ifade özgürlüğü, aile içinde politik suskunluk ve kamusal alanda kimlik deneyimleriyle birlikte kuruluyor.

Her 10 gençten 7’si sosyal medyada siyasi görüş paylaşırken tedirgin olduğunu söylüyor. Gençlerin yüzde 49’u yetiştiği evde siyaset konuşulurken dikkatli ya da sessiz olunduğunu belirtiyor. Yüzde 48,4’ü ise kamusal alanda Kürtçe konuşulduğunda olumsuz tepkilere tanıklık ettiğini ifade ediyor.

Rapor, gençlerin toplumsal barış için gerekli gördüğü koşullarda güçlü bir ortaklaşmaya da işaret ediyor. Hukuk devletinin güçlenmesi, bireysel özgürlükler, eşit vatandaşlık, geçmişle yüzleşme, sosyoekonomik eşitsizliklerin giderilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği ve farklı grupların bir arada yaşayabilmesi gençler tarafından toplumsal barışın temel koşulları arasında görülüyor.

Raporda öne çıkan diğer bulgular

Araştırmanın diğer öne çıkan bulguları ise şöyle:

  • Gençlerin yüzde 83,9’u yaşadığı ülkeye ve topluma ait hissediyor. Yüzde 70,1’i ise ülkenin gidişatını kötü olarak değerlendiriyor.
  • Gençlere göre ülkenin en büyük iki sorunu ekonomi ve işsizlik ile hukuk ve adalet. Milli güvenlik/terör ise gençlerin ülkenin en büyük sorunu olarak en az işaret ettiği başlıklardan biri.
  • Gençlerin yüzde 36’sı Kürtçenin resmidil olarak tanınmasını destekliyor. Anadili Kürtçe olan gençlerde bu destek yüzde 76’ya çıkarken, anadili Türkçe olan gençlerde dörtte bir düzeyine düşüyor.
  • Gençlerin yüzde 82,6’sı sivillere karşı suç işlemiş kamu görevlilerinin ve silahlı örgüt üyelerinin yargılanmasına ilişkin düzenlemeyi destekliyor.
  • Gençlerin yüzde 41,1’i vicdani ret hakkının tanınmasını destekliyor.
  • Gençlerin farklılıklarla yakın ilişki kurma tutumları siyasi görüş, dini inanç ve etnik kimlik söz konusu olduğunda yüksek destek görüyor. Farklı cinsel yönelime sahip biriyle yakın arkadaş olabileceğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 41’de kalıyor.
  • Silah bırakan kişilerin topluma kazandırılmasını gençlerin yüzde 39,5’i, Terörle Mücadele Kanunu gerekçesiyle tutuklu bulunanların tahliyesini ise yüzde 37,1’i destekliyor.

Gençlerin Gözünden Müzakere Süreci: Duygular, Deneyimler ve Beklentiler” raporu, gençlerin barış ve demokratikleşme süreçlerinde daha güçlü, güvenli ve anlamlı biçimde yer alması gerektiğini gösteriyor. Kalıcı ve demokratik bir toplumsal barışın kurulabilmesi için gençlerin deneyimlerinin, kaygılarının ve taleplerinin müzakere süreçlerine dahil edilmesi ve gençlerin kendi geleceklerini ilgilendiren süreçlerde söz hakkının güçlendirilmesi gerekiyor.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.